Filmimiz Gazeteci bir adamın Kendisini çok eskiden reddeden yaşlı ve hasta babasının eski bir arkadaşıyla ilgili gizemli sırları ele , İspanyada geçen iç savaşın dehşet dolu yıllarına kadar uzanan filmde aşk , ihanet , gizem ve Din olmak üzere bir çok konuyu yakından ele alıyor.. İyi Seyirler..
1956 yılının yazında, 23 yaşında genç bir delikanlı olan Colin Clark (Eddie Redmayne), Oxford'da okuduğu bölümü terk ederek, sinema sektörüne girer ve kendisini o sırada çekimlerine başlanan 'The Prince and the Showgirl adlı filmin setinde, en alt kademedeki asistanlardan biri olarak bulur. Sir Laurence Olivier, efsanevi yıldız Marilyn Monroe (Michelle Williams)ve o dönem yeni evlendiği kocası, İngiliz tiyatro oyun yazarı Aurthur Miller'ı merkezine alan film, asistan Colin'in gözünden Monroe'nun İngiltere'de geçen bir haftasını anlatıyor. Miller İngiltere'den bir süre ayrılmak zorunda kaldığında genç asistana da, Hollywood'a dönmeden önce güzel aktristi İngiliz sosyetesi ile tanıştırmak, gezdirmek ve eğlendirmek görevi düşüyor.Colin Clark'ın günlüklerinden uyarlanan filmde iki genç insan arasında yaşanan karşı konulmaz çekim bir kez daha beyazperdeye taşınıyor.
Hoover FBI ın kurulmasında önemli bir rolu vardır 1972 yılına kadar bu kuruluşun başında kalmıştır.Halk tarafından benimsenen figürü ise FBI ın gücünü kendi lehine kullanıp acımasız olarak sol görüşe sahip olan insanları ABd dışına uzaklaştırmaktır.Zamanla herşeyin sonu olduğu gibi onun sorunlarıda patlak vermiştir tüm operasyonların acısını cadı avı misali adlandıran cezalandırıcı Hoveer tarihe ismini yazdırır insanlara olan bu nefreti iticiliği ise söylentilere göre gay olmasından ve bunu asla söyleyememesinden kaynaklanmaktadır
Calendar Girls ve A Lot Like Love filmleriyle tanıdığımız yönetmen Nigel Cole, yeni filminde Sally Hawkins’e tek kişilik bir şov sunma imkanı vermiş. Yan rollerde Bob Hoskins ve Andrea Riseborough gibi isimleri de izleyebileceğimiz film sosyal adaleti ele alan neşeli ve dokunaklı bir İngiliz komedisi.
Dalgalara Karşı, bir köpek balığı saldırısında kolunu kaybeden ve yeniden şampiyon olmak için azimle ve hırsla tüm güçlüklerin üstesinden gelen genç sörfçü Bethany Hamilton’ın gerçek hikayesini konu alıyor.
‘Moğol’ üçlemesinin ilk filmi olan Cengiz Han, genç Temuçin’in savaşarak esaretten kurtuluşunu ve dünyanın yarısını ele geçiren uçsuz bucaksız Moğol İmparatorluğu’nun kurucusu olan Cengiz Han ünvanına sahip oluşunu konu alıyor.
1930`larda irlandalıların en çok zorluk , ve sefalet çektiği dönemlerde.. İrlandali bir bir ailenın America`da ki Çabaları ve yetersiz kalan umutlar .. Yarı bir adam olan Baba , Hasta anne ve dört çocuk,, Yoksullukla , Düşüncelerin boğuştuğu bir dünyadan çaresizce Vatanları .. İrlandaya Geri dönüş yapmak zorundan olan bir ailenin dramı sizlerle..
Ünlü Fransız şarkıcı Edith Piaf’ın hayatını konu alan Kaldırım Serçesi, şarkıcının çocukluğundan ölümüne kadar olan sürede, başarılarını, özel hayatındaki çöküşleri ve hayalkırıklarını ele alıyor. Olivier Dahan imzalı film, genç oyuncu Marion Cotillard’ın etkileyici performansına sahne oluyor.
Son derece ahlaklı babasının, yürek parçalayıcı yokluğu ve ilgisizliğinin deneyimini yaşayan depresif annesine karşı olduğu bir evreni dengede tutmaya çalışan küçük bir çocuğun öyküsü. Sonunda babayla oğul arasındaki kırılamaz bağı göklere çıkaran imkansız bir sevginin hikayesi.
Bir seri katilin saldırısından güç bela kurtulan bir kadının gözlerini hastanede açmasıyla başlayacak filmde, Jovovich prosopagnosia (yüzleri tanıyamama) adı verilen bir bozukluğa yakalanacak ve hayata yeniden tutunmaya çalışacak. Geride tanık bırakmış istemeyen katil ise her geçen gün ona biraz daha yaklaşacak.
Tarihimizin en büyük şairlerinden Nâzım Hikmet, 1941 yılında Bursa Hapishanesi’ne nakledilir. “Komünizm” propagandası nedeniyle mahkûm olan şairin ünü içeride kulaktan kulağa, efsaneye dönüşür. Mahkûmların portresini yapan Nâzım’ın aklı yalnızca karısı Piraye’dedir. Günlerdir ne mektup, ne telgraf gelmiştir. Hasretin dinmeyen sızısı beterdir. 2. Dünya Savaşı’nın vahşeti ve sefaleti tırmanırken; şair, hapishane müdüründen de kara haberler alır.
Usta şair Nazım Hikmet’in hayatının hapishane dönemine dair çekilen filmde, Yetkin Dikinciler şairi canlandırıyor. Filmin anlattığı konu ve bakımından izleyenlerin övgüyle söz ettiği bu yapımı olarak sizlere sunuyor; yorumlarınızı bekliyoruz. İyi seyirler.
‘Oakland A’ beysbol takımının başındaki isim olan Billy Beane (Brad Pitt) , kısıtlı bir bütçe ile resmen yoktan bir takım var ederek zengin kuluplere meydan okuyor. Fakat bunu yaparken de beysbol sporunun temel inançlarını baştan aşağıya sarsıyor. Onun yöntemleri kabul görmese, hatta delilik diye nitelendirilse de, Beane inancını ve azmini yitirmeden bildiği yönde ilerlemeye devam ediyor….
Michael Lewis’in “Moneyball: The Art of Winning an Unfair Game” adlı eserinden Steven Zaillian ve Aaron Sorkin tarafından uyarlanan ve gerçek bir hikaye dayanan filmin başrollerini Brad Pitt, Robin Wright ve Jonah Hill paylaşıyor.
Moneyball, 2005 yılında çektiği ilk filmi Capote ile aynı sene En İyi Yönetmen Oscarı’na aday gösterilen Bennett Miller’ın ikinci uzun metraj çalışması. Dünya prömiyeri Toronto Film Festivali’nde gerçekleştirilen filme yurt dışından şimdiye kadar gelen eleştiriler ve puanlar da oldukça yüksek.
Cüzzamla savaş ve eğitim konusunda sadece ülkemizde değil, tüm dünyada örnek alınacak girişimlere imza atmış Türkan Saylan’ın yaşamını beyazperdeye aktaran film, Türkan Saylan’ın ikinci ölüm yıldönümü olan 19 Mayıs 2011′de vizyona giren, Sürprizlerle dolu konusu, duygu yüklü sahneleri ve bilinmeyenlere ışık tutan senaryosuyla Türkan, bizi zamanda bir yolculuğa çıkaracak.
Pablo Escobar ve Andrés Escobar. Spor, Medellin, uyuşturucu ve politika Kolombiya toplumunun ayrılmaz parçalarıydı. Pablo Escobar, Medellin kartelini yöneten, dünyanın en zengin, en güçlü uyuşturucu taciriydi, Andrés Escobar ise Kolombiya’nın en büyük futbol yıldızı. Kişisel bir bağlantıları yoktu ama kaderleri birbirine dolanmıştı. Andrés yanlışlıkla kendi kalesine gol atıp Kolombiya Milli Takımı’nı 1994 Dünya Kupası’ndan edince bu hata hayatına mal oldu.
Temel Karadeniz’de yaşayan saf ve hayallerinin peşinden giden bir delikanlıdır e bu haliyle herkesin alay konusudur. Kalbinin sesini dinleyen beş parasız Temel, Trabzon’un en bilindik ve zengin ailelerinden Yücesoyların kızı Zuhal’e aşık olur. Zuhal’i babasından isteyen Temel’i Hıdır Yücesoy kapı dışarı eder.
Sevdiğine ulaşamayan ve hayalleri yıkılan Temel, arkadaşı Turgay’ın Sümela Manastırı’nın çatısına çıkarak intihara giriştiğini öğrenir. Arkadaşını vazgeçirmek için manastırın çatısına çıkan Temel, Turgay’ı ikan etmek yerine kendisi de intihar etmeye karar verir. Onları çatıdan indirmeye çalışan polislerden Sümela Manastırı’nda büyük bir hazine saklandığını öğrenen Temel intihar etmekten cayıp, bahsedilen hazineyi aramaya başlar. Bu sayede hem zengin olacak hem de Zuhal’e olan aşkını ispatlayacaktır.
Henüz 8 yaşında olan küçük bir çocuk hem ailesi hem de okul çevresinde farklı bir biçimde tanınmaktadır. Kelimeleri söylerken zorlanan ve öğrenme güçlüğü çeken çocuk, Disleksi denilen genetik bir bozukluk yaşamaktadır. Ancak bunun derinliklerine şimdiye kadar kimse inmemiş ve küçük çocuğu problemli gözlerle izleyenlere karşı, onun resim öğretmeni olan Ram (Aamir Khan) farklı şekilde yaklaşır. İç dünyasına kadar inecek ve kimsenin anlayamadığı gerçeklere ulaşacaktır.
IMDB’den 8.3 gibi muazzam bir oylama alan ve kendi türü içinde de bu sıfatı hak eden bir yapım Yerdeki Yıldızlar filmi.. Aamir Khan bu filmde hem oyunculuk hem de yönetmenlik yapıyor ve müziklerine de bizzat katkıda bulunuyor. 2saat 45 dakikalık oldukça uzun bir sürenin ardından, geride çok şey bırakan ve herkesin izlemesi gereken bir film.
irenç
çok ama çok ggggggggggggüüüüüüüüüüüüüüzzzzzzzzzzzzzzzeeeeeeeeelllllllllllllllllllllldddddddddddddiiiiiiiiiiiii















































